Türkülerimiz & Şiirlerimiz

okGeri

MOLLA AHMET TÜRKÜSÜ

Yakupoğlu hayatında dudu var
Neslihanın kardan beyaz budu var
Molla Ahmetin kasabada adı var.
                        Dalgın uykulardan uyan Ahmetim
                        Yağlı kamalara dayan Ahmetim.
Molla ahmeti kırkpınarda kestiler
Cepkenini saz dalına astılar
Anam babam benden umut kestiler.
                        Kuş gibi meydanda dönen Ahmetim.
                        Neslihan yoluna ölen Ahmetim.
Yakupoğlu kamaları yağlıyor
Neslihan kız sinim sinim ağlıyor
Katil macar kollarını bağlıyor
                        Dalğın uykulardan uyanamadım
                        Yağlı kamalara dayanamadım.
Bir incecik yol gidiyor Bazlara
Ilgıt ılgıt kanım aktı sazlara
Selam söylen anamınan kızlara
                        Dalgın uykulardan uyan Ahmetim
                        Yağlı kamalara dayan Ahmetim.
Bir incecik yol gidiyor elmine
Kanım aktı ılgıt ılgıt çimene
İmana gel katil macar imana
                        Dalgın uykulardan uyanamadım
                        Yağlı kamalara dayanamadım
Eridimi maşrabamın kalayı
Dağıldı mımolla Ahmetin alayı?
Bir kamada (bıcakla) öldürmenin kolayı
                        Koç gibi meydanda dönen Ahmetim
                        Neslihan yoluna ölen Ahmetim.
Kuruldu mu kasabanın pazarı
Kazıldı mı molla Ahmetin mezarı
Ahbaplarım benden alsın haberi
                        Kuş gibi meydanda dönenler deniz
                        Bir güzel yoluna ölenler deniz.
Tel tel olmuş telgrafın telleri
Esmez oldu badı saba yelleri
Açmaz oldu Seydiköyünün gülleri
                        Dalgın uykulardan uyan Ahmetim.
                        Yağlı kamalara dayan Ahmetim.
Biçildi mi Seydiköyün çayırı?
Kadim mevlam canı candan ayırı®
Hiç kalmamış Neslihanın hayırı
                        Koç gibi meydanda dönen Ahmetim
                        Dostlar düşman imiş ben bilemedim.

 

KINA TÜRKÜSÜ

 

Kınası karılır tasta
Oğlan evi pek havasta
Kız anası kara yasta
                                               Yarenim kınan kutlu olsun
                                               Orda dirliğin tatlı olsun
Tuz kabını tuzsuz koyan
Koca evi ıssız koyan
Anasını kızsız koyan
                                               Yarenim kınan kutlu olsun
                                               Orda dirliğin tatlı olsun
Ana hamama vardın mı
Yunduğum yeri gördün mü
Şimdi kıymetim bildin mi
                                               Yarenim kınan kutlu olsun
                                               Orda dirliğin tatlı olsun
Kayı dibi karıncalı
Yanı çifte görümceli
Hem dayılı hem amcalı
                                               Yarenim kınan kutlu olsun
                                               Orda dirliğin tatlı olsun
Atlayıp geçer eşiği
Sofrada kalır kaşığı
Gelin, evin kaşığı
                                               Yarenim kınan kutlu olsun
                                               Orda dirliğin tatlı olsun
Kızımız gidiyor
Nazımız gidiyor
Bugün akşamlık, akşamlık
Yarın öğlenlik, öğlenlik
Söyleme oldu…

ŞUHUD’A

 
 
Gönül yine özlem çeker Şuhud’a
Doğduğum yerleri göresim geldi,
Bizi oralarda halketmiş Hüda
Toprağına yüzüm süresim geldi…
                                               Konuşayım dostum Şuhud’u dinle
                                               Gülistandır Şuhut diyesim geldi
                                               Beraber gezelim şöyle seninle
Anayurt yolundan giresim geldi….
Artezyen fışkırmış Şuhut ovasında
On üç bin nüfus kalır yuvanda
Gocanas çayırı vardır sahanda
Yaz Kış yeşil durur görmüş olursun….
                                               Seydiköy sazlıktır, yüzer gazları
Efeköy, Atlıhisar hele Bazları
Çok şirin görünür güzü, yazları
Baharla el ele vermiş olursun….
Selevir Barajı bir başka kaynak
Elmini çayırlık, bezenmiş leylak
Halkı çalışkandır hiç yoktur aylak
Sıcak kanlılardır sarmaş olursun.
                                               Didiği, Kınığı Karlık dağları
Sıvalık, Gerenlik, Atlanbaçları
Horsu gönül eyler siler yasları
Dertleri bir yana dürmüş olursun…
Yaz gelinçe çözer Kumalar Karı
Gümbür gümbür akar şarlak suları
Güzelim mangıfı tahıl ambarı
Düşünce yollara varmış olursun…
                                               Balçıkhisar yaylası ömürdür ömür
                                               Arapköy meşeden çıkarır kömür
Efesi yiğittir bileği demir
Onları öğrenir sormuş olursun…
Şeyda’mın gençliği Hisarda geçti,
Abdil çeşmesinden aşk meyi içti
Sülüklü gölünden Turnalar uçtu
Göle değil bağa girmiş olursun…

Eklenme Tarihi;25 Mart 2013 Pazartesi |Katagori ; Şuhut|
Bu Yazıya Facebook Üzerinden Yorum Yapabilir ve Sosyal Ağlarda Paylaşabilirsiniz

tarih

Şuhut Belediyesi Resmi İnternet Sitesi 2013 Tüm Hakları Saklıdır Tel: 272 718 2001 Fax: 272 718 1059

Aknet Bilişim Hizmetleri